Londra’ya gelenler şehrin her yerinde kralların, kraliçelerin, generallerin ve devlet adamlarının devasa heykellerini görebilir. Ancak Postman’s Park’taki küçük seramik levhalarda adı yazan insanlar ne hükümdardı ne de savaş kahramanıydı. Onlar yalnızca tehlike anında başka bir insanı kendi hayatlarından daha önemli gören sıradan insanlardı.

English
The Memorial to Ordinary People Who Sacrificed Their Lives for Others
Alice Ayres rescued three children from a burning house but died before she could save herself. Eleven-year-old Solomon Galaman saved his younger brother from being run over but was killed in the process. Leigh Pitt rescued a drowning child from a canal, yet did not survive himself.
Statues of proud monarchs, generals and statesmen can be seen throughout London. The names written on the small ceramic plaques in Postman’s Park, however, belong neither to rulers nor to military heroes. They belong to ordinary people who, in a moment of danger, considered another person’s life more important than their own.
Heroes of Everyday Life
In 1887, the prominent Victorian painter George Frederic Watts proposed an unusual memorial to mark the 50th anniversary of Queen Victoria’s accession to the throne. He believed that a nation should not remember only its monarchs, soldiers and great victories. The stories of ordinary people who died while trying to save others in everyday life should also be recorded.
Since the 1860s, Watts had been collecting stories of self-sacrifice, mainly from newspaper reports. His original idea was to create an enormous figure in Hyde Park to commemorate these people, but the project failed to attract enough support. He therefore decided to realise his idea on the wall of a small park in central London.
The Memorial to Heroic Self-Sacrifice opened in Postman’s Park in 1900. Beneath a wooden shelter, rows of colourful ceramic plaques recorded the names and brief stories of people who had died while attempting to save others. An entire life was reduced to a few sentences explaining whom the person had saved and how they had died.
Watts initially planned to commemorate 120 people. By the time he died in 1904, however, he had seen only a few of the plaques installed. His wife, Mary Watts, continued the project after his death. Today, the wall contains 54 plaques commemorating police officers, firefighters and ordinary members of the public.
Alice Ayres, Who Saved Three Children
One of the best-known names on the wall is Alice Ayres. When a fire broke out in the house where she lived in April 1885, Alice chose to help the three children inside rather than immediately save herself. She brought the children one by one to an upstairs window and helped all three escape. Alice eventually jumped from the window herself, but she was seriously injured and died soon afterwards.
Hundreds of people attended her funeral, and firefighters carried her coffin. Her act of self-sacrifice soon became the subject of poems, children’s stories and works of art. On the plaque in Postman’s Park, her story is told in only a few words: “By courageous conduct saved three children from a burning house… at the cost of her own young life.”
“Mother, I Saved Him”
One of the shortest but most devastating stories on the memorial belongs to Solomon Galaman. In September 1901, Solomon saw that his younger brother was about to be run over in Commercial Street and managed to save him. Solomon himself, however, could not escape the danger. He was only 11 years old when he died.
His final words were reported to have been: “Mother, I saved him, but I could not save myself.” The plaque reduces his entire story to a single sentence: “Solomon Galaman, aged 11. Died while saving his little brother from being run over.”
The memorial does not commemorate only people from the Victorian period. In 2007, 30-year-old Leigh Pitt saw a child drowning in a London canal. He entered the water and saved the child, but drowned himself. A plaque bearing his name was added to the wall in 2009 and remains the most recent addition to the memorial.
Heroes Without Statues
Compared with London’s grand monuments, the Memorial to Heroic Self-Sacrifice is remarkably modest. It has no enormous statues, towering columns or golden decoration. There is only a wall, several rows of ceramic plaques and a collection of brief human stories.
The plaques remember people who entered burning buildings, jumped into the water after drowning strangers or stepped in front of approaching vehicles to save someone else. Most had not left home that morning intending to become heroes. Their names may never have been known beyond their local neighbourhoods. Yet when they had only seconds to decide what to do, they did not step back.
Should you ever visit London, I recommend going to Postman’s Park and reading the plaques closely. Sometimes an entire life can be saved from being forgotten by a few words written on a small piece of ceramic.
Gündelik hayatın kahramanları
Viktorya döneminin tanınmış ressamlarından George Frederic Watts, 1887 yılında Kraliçe Victoria’nın tahta çıkışının 50. yıl dönümü için farklı bir anıt yapılmasını önerdi. Ona göre bir ülke yalnızca hükümdarlarını, askerlerini ve büyük zaferlerini hatırlamamalıydı. Günlük hayat sırasında başkalarını kurtarmak için ölen sıradan insanların hikâyeleri de kayıt altına alınmalıydı.
Watts, 1860’lı yıllardan itibaren çoğunlukla gazete haberlerinde karşılaştığı fedakârlık hikâyelerini toplamaya başlamıştı. İlk düşüncesi, bu insanların anısına Hyde Park’ta devasa bir figür yaptırmaktı ancak projesi yeterli desteği görmedi. Bunun üzerine hayalini, Londra’nın merkezinde bulunan küçük bir parkın duvarında gerçekleştirmeye karar verdi.
Kahramanca Fedakârlık Anıtı 1900 yılında Postman’s Park’ta açıldı. Ahşap bir sundurmanın altında sıralanan renkli seramik levhaların üzerinde, başkalarını kurtarmaya çalışırken hayatlarını kaybeden insanların isimleri ve kısa hikâyeleri yazıyordu. Her bir insanın bütün hayatı, kimi kurtardığını ve nasıl öldüğünü anlatan birkaç cümleye sığdırılmıştı.
Watts başlangıçta 120 kişinin hikâyesine yer vermeyi planlıyordu. Ancak 1904 yılında öldüğünde yalnızca birkaç levhanın yerleştirildiğini görebilmişti. Projeyi ölümünden sonra eşi Mary Watts sürdürdü. Günümüzde duvarda polislerin, itfaiyecilerin ve sıradan insanların hikâyelerini anlatan 54 levha bulunuyor.

Üç çocuğu kurtaran Alice Ayres
Duvardaki en bilinen isimlerden biri Alice Ayres’tir. Nisan 1885’te yaşadığı evde yangın çıktığında Alice, kendi hayatını kurtarmak yerine içeride bulunan üç çocuğun yardımına koştu. Çocukları üst kattaki pencereden tek tek dışarı çıkararak üçünün de kurtulmasını sağladı. Sonunda kendisi de pencereden atladı ancak ağır yaralandı ve kısa süre sonra hayatını kaybetti.
Alice’in cenazesine yüzlerce kişi katıldı ve tabutunu itfaiyeciler taşıdı. Onun fedakârlığı kısa sürede şiirlere, çocuk hikâyelerine ve sanat eserlerine konu oldu. Postman’s Park’taki levhada ise hikâyesi birkaç kelimeyle anlatılıyor: “Cesur davranışıyla yanan bir evden üç çocuğu kurtardı… kendi genç hayatı pahasına.”
“Anne, onu kurtardım”
Anıttaki en kısa fakat en sarsıcı hikâyelerden biri Solomon Galaman’a aittir. Solomon, Eylül 1901’de Commercial Street’te küçük kardeşinin ezilmek üzere olduğunu fark etti ve onu kurtardı. Ancak kendisi tehlikeden kaçamadı. Öldüğünde yalnızca 11 yaşındaydı.
Solomon’un son sözlerinin “Anne, onu kurtardım ama kendimi kurtaramadım” olduğu aktarılır. Duvardaki levhada ise onun bütün hikâyesi şu cümleyle özetlenmiştir: “Solomon Galaman, 11 yaşında. Küçük kardeşini ezilmekten kurtarırken öldü.”
Anıt yalnızca Viktorya döneminde yaşayan insanları anmıyor. 2007 yılında 30 yaşındaki Leigh Pitt, Londra’daki bir kanalda boğulmakta olan bir çocuğu gördü. Suya atlayarak çocuğun hayatını kurtardı ancak kendisi boğularak öldü. Onun adına hazırlanan levha 2009 yılında duvara eklendi ve anıta yerleştirilen son plaket oldu.

Heykeli olmayan kahramanlar
Kahramanca Fedakârlık Anıtı, Londra’daki gösterişli anıtların yanında oldukça mütevazı kalır. Devasa heykelleri, yüksek sütunları veya altın süslemeleri yoktur. Yalnızca bir duvar, birkaç sıra seramik levha ve o levhalara sığdırılmış kısa insan hikâyeleri vardır.
Duvarda yanan binalara girenlerin, boğulmakta olan insanların arkasından suya atlayanların ve yaklaşan araçların önüne geçerek başkalarını kurtaranların isimleri yazıyor. Bu insanların çoğu, o sabah evlerinden kahraman olmak için çıkmamıştı. İsimleri yaşadıkları mahallenin dışında belki de hiç duyulmamıştı. Ancak tehlike anında karar vermek için yalnızca birkaç saniyeleri olduğunda geri çekilmediler.
Eğer bir gün yolunuz Londra’ya düşerse Postman’s Park’a giderek bu levhaları yakından incelemenizi tavsiye ederim. Çünkü bazen bir insanın bütün hayatı, küçük bir seramik parçasına yazılan birkaç kelime sayesinde unutulmaktan kurtulabilir.
Kaynak 1: https://www.atlasobscura.com/places/postmans-park-memorial-to-heroic-self-sacrifice

Bir Cevap Yazın